Köy Enstitüleri Tarihçesi

sayısı 6112 idi. Yılda ortalama 800 öğretmen ödeneklerin yetersizliği,
zor koşullar gibi nedenlerle görevden ayrılırken; yılda yalnızca
650–700 öğretmen adayına diploma veriliyordu. Bu yüzden öğretmen
sayısı giderek azalmaktaydı.
1936 yılına gelindiğinde, Saffet Arıkan’ın Vekilliği döneminde
eğitim alanında kırsal kesimde yaşayan halk ile kentliler arasındaki
bozuk dengeyi eşitlemek ve köy halkına pratik bilgi vermek amacıyla
“Köy Eğitmeni” projesi uygulamasına başlanır. Askerliğini onbaşı veya
çavuş olarak yapan gençler, Ziraat Bakanlığı’nın işbirliğiyle, modern
tarım tekniklerini uygulayan Mahmudiye Devlet Üretme Çiftliği’nde
yetiştirilerek köylere gönderilir. Burada amaç, köye hem bir öğretmen
hem de modern üretim araçları ve tarım yöntemleri sağlamak ve eğitimin
mali yükünü hafifletmektir.
Bu projenin başarılı olması üzerine 1937 ve 1939 yıllarında yeni
yasalar çıkarılır, bu yasalarla köy eğitmeni yetiştirme deneyimi
yaygınlaştırılır
1938 yılı sonlarında Milli Eğitim Bakanlığı’na Hasan Ali Yücel atandı.
Kendisinin çalışmalarıyla önce 3803 sayılı Köy Enstitüleri Kanunu
sonra da 4274 sayılı Köy Enstitüleri ve Köy Okulları Teşkilat Kanunu
çıkarıldı. Bu kanunlara göre; Eğitime yeni işlevler yükleniyordu, Köy
Enstitüleri kuruluyordu, Köy Eğitim Sistemi getiriliyordu ve eğitim
yönetimi yeniden biçimlendiriliyordu. Köy Enstitüsü Sistemi’ni
oluşturan bu dört öğeyi incelemek gerekirse;
Eğitime Yüklenen Yeni İşlevler
Köy Enstitüsü Sistemi ile eğitime, eğitsel, ekonomik, toplumsal ve
siyasal olmak üzere dört işlev üstlendi.
Köy Eğitim Sistemi
Eğitime yüklenen işlevlerin gerçekleşebilmesi için köye yönelik bir
eğitim sistemi oluşturulmalıydı çünkü kent eğitim sistemi köylere
ulaşamamıştı.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.