“Şehir Uçarken” Ahlâk Düşüyor mu?

Önce bir soru, diyelim ki? seçim zamanı bir belediye başkanı tekrar aday oldu. Seçim çalışmaları sırasında şehrin bütün billboardlarını kendi partisinin afişleri ile donattı, ücretsiz takvim, broşür, atkı’lar dağıttı kendisinin, partisinin reklamını yaptı ve fakat bütün bunların parasını belediye bütçesinden harcadı. Bu durumda aklınıza ilk gelen şey nedir?

  1. Hangi parti yaptı acaba bunları?” Diyenler buradaki linkten devam edebilirler, yazının kalanını okumalarına gerek yok.
  2. Vay namussuz! halkın parasını kendi çıkarları için nasıl kullanır?” Diyenler, bu yazı sizler için yazıldı.
Buyrun;
Kısa bir öykü ile başlayalım;

Belediye Başkan Adayının “Uçuracağız” Vaadi Pazarcı Esnafını Harekete Geçirdi.

“Bütün şehirleri uçuracağız” sloganı ile seçim çalışmaları yapan Belediye Başkanı ve aynı zamanda yeni dönem için belediye başkan adayı olan siyasetçi, Çarşamba pazarı girişinde esnaf, tarafından kuştüyü kanatlarla karşılandı. “Uçur Başkan” “Uçur Başkan” tezahüratları arsasında pazar yerini gezen Belediye Başkanına esnaf tarafından kuştüyünden yapılmış kanatlar hediye edildi.
Seçim sloganının halk arasında karşılık bulmasını sevinçle karşılayan belediye başkanının “topuklu” yerine “spor” ayakkabı ile Çarşamba pazarına gelmesi, “inerken daha rahat olmak için mi acaba?” diye düşünülmesine sebep oldu ise de bir süre sonra insanların kafasında acaba bu iş “danışıklı döğüş mü?” gibi sorular uyanmasına sebep oldu. Buna rağmen yaratılan “gerçeklik” duygusundan dolayı konunun üzerinde fazlaca durulmadı.
Çarşamba pazarına takvim ve anahtarlık dağıtımı için gelen belediye başkanı hem ücretsiz hediyelerini dağıttı hem de vatandaş ile sohbet etti. “Beş yıldır belediye başkanısın, bu kadar zamandır Aydın’ı niye uçurmadın bak yerinde duruyor!” diyerek belediye başkanına laf atan bir vatandaş –ki muhalifler tarafından satın alındığı söyleniyor– yardımcılarının gayretleri ile uzaklaştırıldı.
Bu müdahale üzerine yakın çevresindekilere “Ayol kaç tane belediye başkan yardımcısı, belediyeden memur uçurdum onlar sayılmıyor mu?” diye soran Belediye Başkanı, “sayılmaz mı başkanım sizden iyi uçuran yok vallahi” sözleri ile teskin edildi. O sırada bir vatandaşın dağıtılan eşantiyonları göstererek “Başkanım bu değirmenin suyu nerden geliyor?” diye sorması üzerine Belediye Başkanı; “Merak etmeyin hepsi kanunlara uygun Belediye bütçesinden buna kaynak ayırdık” diye yanıt verdi.
Pazar alışverişi yapmakta olan bir teyze “ başkanım bizi uçuracak” sloganlarını duyunca “yavrum ben uçmaktan korkarım yürüsem olmaz mı?” şeklindeki sorusu ise siyasiler tarafından tebessümle karşılandı.
Pazarın uzak bir yerinde “hamam yok hamam!?” diye bağıran bir vatandaş ise “Memleketi Uçurmak” için hazırlanan gizli projeyi ifşa ettiği ve “Devlete Ait Sırları Açığa Çıkarttığı” için gözaltına alındığı bilgisi geldi ise de bu haber bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı…
“Uçur başkan” “uçur başkan” sloganlarını ortalığı inletirken pazar yerinde alışveriş yapan vatandaşın birisi, diğerine sordu “– aklıma takıldı; diyelim ki şehri uçurdu, pekiii nereye konduracak!
Merak etmeyin, buraya kadar yazdıklarım hayal ürünü bir öykü.
Aslında tam olarak “hayal ürünü” sayılmaz, bu öyküde iki tane gerçek var, birincisi dağıtılan “eşantiyonlar”, ikincisi ise bütün bunların “kanunlara uygun” olması “maâlesef” gerçek.
Neden mi “maâlesef” anlatayım:
Önce şunu söylemek lâzım bir şeyin örneğin yapılan bir işin “kanunlara uygun” olması onun her zaman “doğru” veya “ahlâki” olduğu anlamına gelir mi?
Konuya bu açıdan bakmadığınız için kafanız mı karıştı, Güzel! kafa karışıklığı iyidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir