‘Köprü yoksa oy da yok’

Havaalanlarını, köprüleri üçer beşer yaparken buna gücünüz mü yetmiyor sanki, Eğil ilçesi köyü sakinleri ile dayanışmak adına ben de köprü yapılana kadar “Seçimlerde sandığa gitmeyeceğiz” diyorum.

Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde on köyün sakini, ilçeye gidebilmek için Dicle Barajı’nı iç lastik ve tahtalarla yapılan bir salla geçmek zorunda. Bir feribot var ama o da bozuk. Köylüler feribot onarılmaz ve köprü yapılmazsa “Seçimlerde sandığa gitmeyeceğiz” diyor.

Diyarbakır’ın Eğil ilçesine bağlı Ilgın köyünde çiftçilik yapan Abdullah Yıldırım’ın köyü 1996 yılında Dicle Barajı’nda su tutulmasıyla ilçenin karşı tarafında kaldı. Eğil’e gitmek için kullandığı köprüyü de sular yutunca o ve on köyün sakinleri kuş uçuşu iki kilometre mesafedeki ilçeye ulaşmak için baraj gölü üzerinde işlemeye başlayan feribotu kullanmaya başladılar. Ancak sağlıklı işlemeyen ve sürekli bozulan feribotları bir sene önce tümden bozularak kızağa çekildi. O günden beri onarılacağı söylenen ve son seçimlerden sonra Büyükşehir Belediyesi’ne devredilen feribot hala bozuk….

snapshot
Haberin tamamını okumak için tıklayınız

Afganistan İşgalinin Bilançosu – Al Jazeera Türkçe altyazılı

Amerikalılar Afganistanı işgal ettiler ve hemen medyaları vasıtası ile ne kadar doğru bir iş yaptıklarını anlatmaya başladılar, oysa ki gerçek başka türlü belgeseli izlemenizi tavsiye ederim,

Afganistan İşgalinin Bilançosu – Al Jazeera Türkçe altyazılı izlemek için aşağıdaki linki tıklayınız

https://hayatadair2010.wordpress.com/2015/01/26/afganistan-isgalinin-bilancosu-al-jazeera-turkce-altyazili/

Liar Game

Matematik sevenlerin izlemesi gereken japon yapımı bir dizi, çizgi filmden uyarlanmış, ayrıntılar aşağıda;

 

Liar Game, Raiā Gēmu (ライアーゲーム)

Yönetmen: Kaitani Shinobu
Matsuyama Hiroaki
Ayako Ooki
Senaryo: Kaitani Shinobu
Tsutomu Kuroiwa
Vizyon Tarihi: 14 Nisan 2007 – 23 Haziran 2007
Tür: Psikolojik Gerilim
Bölüm Sayısı: 11

Oyuncular:

Toda Erika (Kanzaki Nao)
Matsuda Shota (Akiyama Shinichi)
Kitamura Soichiro (Fujisawa Kazuo)
Wada Soko (Eto Koichi)
Iwasa Mayuko (Ishida Rie)
Sakamoto Makoto (Ono Wataru)
Morishita Yoshiyuki (Tsuchida Yasufumi)

Konu:

Kanzaki Nao dürüst bir üniveriste öğrencisidir. Birgün içide yüz milyon yen olan bir kutu ve üzerinde “Liar Game”e katılması için seçildiğini yazan bir kart bulur. Oyunun amacı rakiplerini kandırıp onların paralarını almak. Oyununu sonunda kazanan 100 milyon yenin sahibi olurken, kaybedenler oyunu düznleyene 100 milyon yen borçlanıyor. Kanzaki ertesi gün rakibinin sınıf öğretmeni Fujisawa Kazuo olduğunu yaan bir mektup alır. Hocasını aramaya ve ondan yardım istemeye gider fakat sonunda hocası tarafından kandırılıp bütün arası kaptırır. Umutsuzca polisten yardım istemeye gider, ama polis bu konu hakkında hiç birşey yapamayacağını söyler. Buna rağmen usta bir dolandırıcı olan Akiyama Shinichi’nin ertesi gün hapisten çıkacağını söyler.Kanzaki umutsuzca Akiyama’dan yardım istemeye gider….

Dizi hakkında fotoğraflara buradan ve buradan ulaşabilirsiniz

Diziyi Türkçe altyazılı izlemek için tıklayınız

liar_game_2_sezon_1

İç güvenlik paketine hayır!

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi

Kamuoyunda “İç Güvenlik Paketi” olarak bilinen yasa tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylanmayı bekliyor. Tasarı yasalaşırsa keyfi gözaltı, polisin ateşli silahları ölçüsüz kullanımı ve siyasi kovuşturmalarda artış yaşanması ihtimali de dahil insan haklarını tehdit eden birçok değişikliğe sebep olacak.

“İç Güvenlik Paketi” olarak anılan, Hükümet’in “Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” başlıklı yasa tasarısı, 17 Şubat’ta görüşülmek üzere meclise geldi. Tasarı, 21 ayrı kanun ve kanun hükmünde kararnamede değişikliği öngörüyor. Muhalefetteki siyasi partilerin, insan hakları örgütlerinin, hukukçu derneklerinin ve diğer sivil toplum kuruluşlarının yaygın bir şekilde karşı çıkmasına rağmen, hükümet tasarıyı yasalaştırmada kararlı görünüyor.

Polisin ateşli silah kullanma yetkisinin genişletilmesi, derin kaygı yaratan yasal değişiklikler arasında. Uluslararası Af Örgütü, Türkiye’de yaşam hakkının ihlali de dahil olmak üzere polisin ateşli silahları ölçüsüz kullanarak birçok ihlal gerçekleştirdiğini defalarca belgeledi.

Taslak hükümler ölümcül silahların, ancak polis memurlarının veya başkalarının hayatlarına yönelik ani tehditlere karşı korunmak için tek ve son çare olarak kullanılması gerektiğini belirten ‘Birleşmiş Milletler Kolluk Güçleri Görevlileri Tarafından Kuvvet ve Ateşli Silah Kullanılması Hakkında Temel İlkeler’deki güç kullanımına dair uluslararası insan hakları standartlarıyla ters düşüyor.

Yasa tasarısı ayrıca, polise bireyleri bir savcının kararı olmaksızın gözaltına alma yetkisi veren muğlak hükümler içeriyor. Hükümler, bireysel işlenen suçlar kapsamında 24 saate kadar, şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylar sırasında ve toplu olarak işlenen suçlarda ise 48 saate kadar gözaltına müsaade ediyor.

Diğer hükümler, savcıların bağımsızlığını ve görevlerini usule aykırı müdahaleler olmaksızın yerine getirebilme yükümlülüğünü yıpratıyor. Yasa tasarısı, Hükümet tarafından atanan ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı olan valilere cezai soruşturmalarda ve şüphelilerin bulunmasında polise doğrudan emir verme gücü veriyor.

Yasa tasarısı derhal Meclis’teki görüşmelerden geri çekilmelidir. Böylesi geniş kapsamlı güvenlik önlemlerini yasalaştırmadan önce kamuoyu görüşünü almak amacıyla anlamlı müzakerelerde bulunulmalıdır. Ve gelecekteki güvenlikle ilgili benzer yasa tasarılarının uluslararası insan hakları hukuku ve standartlarıyla tam uyum halinde olacağı güvence altına alınmalıdır.

Uluslararası Af Örgütü

metni imzalamak için tıklayınız

Uzay Yolu Mr. Spock ve Turist Ömer

Gençliğimizin efsanevi dizisi uzay’ı ve her zaman olmasa da uzaylıları sevmemize neden olan trt1 ekranlarının siyah beyaz dizisi Uzay Yolu (ya da star trek) aslında orjinali renkli çekiliyordu ama o zamanlar ülkemizde renkli televizyon yayını olmadığı için siyah beyaz seyrediyorduk.

haberi buradan okuyabilirsiniz

İyi ki sinema var ve sanatçılar ölmüyorlar, uzay yolunun mr. spock lı bir kaç bömümünü aşağıda izleyebilirsiniz

Uzay yolu olur da Turist Ömersiz olur mu? ve bir insan bu kadar mı büyük sanatçı olur. Aşağıda Turist Ömer Uzay Yolunda filmini izleyebilirsiniz;

1970’li ve 1980’li yıllarda TRT’de yayınlanan ithal diziler listesine buradan ulaşabilirsiniz

Hayatım da Ne Var Ne Yok!

Tokmaklı vekil hayatında neler olduğunu anlatmış ama bazı şeyleri eksik bırakmış, örneğin milletin bir vekiline saldırdığın için hayatında ŞEREF YOK, AHLAK YOK, NAMUS YOK,

hayatında “olan” şeyleri de eksik bırakmışsın örneğin milletin vekiline tokmakla saldırıp bir de kendini haklı çıkarmaya çalıştığın için hayatında İKİYÜZLÜLÜK VAR, RİYAKARLIK VAR, SAHTEKARLIK da VAR,

ama hakkını yemiyelim bütün bunları “iyilik“, “güzellik” ve “sevgi” ile birlikte “var etmen” takdire değer

Ayrıca eklemek lazım ki ikinci paragrafta de yazılı olanlar sana oy verip de hâlâ sana “sen nasıl bir adamsın milletin vekiline nasıl vurursun” demeyen, diyemiyen akp li seçmen de de var, senin bu hareketine karşı çıkmayan akp liler de aynen senin gibi ikiyüzlü , riyakar ve sahtekar ne yazık ki!

Tokmaklı vekilden savunma 20150219200144

Evet sana ve senin gibilere gerekli cevabı aşağıda yayınlıyorum, alın hayrını görüneygininbedduaları

Afroditin Yüzleri


Aydın ili Karacasu ilçesindeki Afrodisyas antik kentinde İÖ 1.yy. ile İS.5.yy arasında nitelikli eserler veren bir heykeltraşlık okulunun varlığı bilinmektedir. Burada eğitim gören heykeltraşlar eserlerine ana tanrıça Afroditten birer “İZ” koymuşlardır.Böylece heykeli yapılan herkes Tanrıça Afrodit gibi “ÖLÜMSÜZLEŞMİŞTİR”

Yunanistan Seçimlerini Radikal Sol’cular Kazandı Ama…

Kutlarım, seçimleri kazanan Syriza’nın açılımı Synaspismós Rhizospastikís Aristerás – yani Türkçesiyle Radikal Sol Koalisyon-. Türkiye de bir türlü yapılamayan sol koalisyonu yapıp hükümet oldular. Ama aşağıda gördüğünü, birer gün arayla yayınlanan gazete küpürlerinden anlaşılacağı gibi işleri hiç de kolay değil, ortak oldukları siyasi parti milliyetçilik ve faşizm üzerinden oy toplama peşinde. Oysa ki iki ülke insanının dostluğu bir araya gelmesi barışı sürekli kılması silahlanma harcamalarını kısması, herkes için çok daha iyi. Yani radikal solcuların hükümet kurmasına sevindim ama umarım ortaklarının dümen suyuna gitmezler.

Devleti yönetmek ya da Hükümet Olmak

Ve tabii unutmadan yazmak lazım. devleti yönetenler yayılmacı politikalarına genellikle “solcu” hükümetler zamanında hız verirler (bunun en somut örneği, bizim yaşadığımız, Ecevitin Kıbrıs’ı işgal etmesini gösterebiliriz.) bundan dolayı kendilerine “radikal sol” diyen siyasi partilerin hükümet olmak ile devleti yönetmenin aynı olmadığını bildiklerini farz ediyorum, umarım devleti yönetenlerin oyunlarına gelip barış söylemlerini, savaş kışkırtıcılığına bırakmazlar.

Başlıksız20150131085604

Çipras'ın sağcı koalisyon ortağı Kardak’a çelenk bıraktıBaşlıksız20150131085514

Eski Bir Hırsızın Anıları – Mehmet Kartal – Aykırı Yayınları

Vatandaşları soyan bir kişi bu işi nasıl yaptığını anlatmış, okumanızı tavsiye ederim. Şimdilik vatandası soyanların kitabı var milleti soyanların anıları henüz yayınlanmadı…

Kitabın tanıtım yazısından:

Son yıllarda hırsızlığın ne kadar arttığı biliniyor. Ayrıca ‘kapkaç’ gibi yeni hırsızlık biçimleri büyük kentlerde özellikle kadınların korkulu rüyası haline geldi. Son üç yılda meydana gelen 31 bin kapkaç olayında 7 kişi hayatını kaybederken 598 kişi de yaralanmış. Eski hırsızlık biçimlerinin bilançosu ise kuşkusuz çok daha ağır.
Bu toplumsal soruna çeşitli açılardan bakarken ‘hırsız dünyası’na da daha yakından bakmakta fayda var. Hırsız kimdir; nasıl hırsızlığa sürüklenir; nasıl hırsızlık yapar; hırsızların kendi aralarında ve diğer insanlarla ilişkileri nasıldır; polis-mahkeme-hapishane üçgeni nasıl işler… Bu ve benzeri soruların yanıtları doğrudan doğruya eski bir hırsızdan alınırsa hem çok ilginç, hem de çok gerçekçi bir tablonun ortaya çıkacağı kesindir.
2001 yılında genç yaşta hayatını kaybeden Mehmet Kartal, anılarından oluşan bu kitabı kaleme aldığında artık ‘tövbe’ etmiş eski bir hırsızdı. Bu anılarda bazen gülümseyecek, bazen hüzünlenecek ama hırsızların dünyasına girdikçe mutlaka daha derinliğine düşüneceksiniz.
Kendine özgü dilini, hırsız jargonunu bozmadan yayına hazırladığımız Kartal’ın anıları hem hırsızları tanımak, hem de hırsızlığa karşı önlem alıp, korunmak için iyi bir kaynak.

Eski Bir Hırsızın Anıları

İran Kadar Olamadık (!)

Bizde Kemalistler birkaç yıl önce “Cumhuriyet” adı altında “darbe mitingleri” yaparken en önemli dayanaklarından birisi de “İran gibi olacağız” korkuları idi, şimdi aşağıdaki haberi okuyunca keşke dedim olsa imişiz, biz de hırsızlar, “bakara makaracılar” Meclis tarafından aklanırken el konulan paralar faizi ile iade edilirken, onlar hiç değilse hesap soruyorlar haksız paraları geri alıyorlar.

Yani aslına bakarsanız hırsızları yakalama, adalete teslim etme konusunda bir İran kadar bile olamadık…

zarrab

 

haberin tamamını okumak için tıklayınız