8 Ağustos Gazetelerin Manşetleri

8 Ağustos Gazetelerin Manşetleri

“Cumhuriyet tarihinin en büyük meydan mitingi İstanbul
Yenikapı’da
yapıldı. 15 Temmuz’daki kanlı darbe girişimine direnip darbeyi
püskürten milyonlar bu kez Yenikapı’da tarihi bir buluşma
gerçekleştirdi. 5 milyon kişi toplandı. Cumhurbaşkanı ile AK Parti, CHP
ve MHP liderleri ilk kez aynı miting meydanında buluştu. Genelkurmay
Başkanı da ilk kez bir mitingde milyonlara hitap etti.” Aljazeera Türk

gazeteler,manşet,8 Ağustos,yenikapı,akp,chp,mhp,miting,demokrasi ve şehitler mitingi,15 temmuz,darbe,15 temmuz saldırısı,iç savaş girişimi,erdoğan,cumhurbaşkanı,miting sonrası, gazete başlıkları,akşam,anayurt,yeni şafak,amk,milliyet,posta,yeni birlik,dokuz sütun,milat,sonsöz,hürriyet,vatan,türkiye,aydınlık,dünya,ortadoğu,yeni asya,fanatik,yeni mesaj,cumhuriyet,takvim,milli gazete,diriliş postası,vatan,sabah,yeniçağ,haber türk,stra, daily news,foto maç,akit,yeni söz,birgün, güneş,günboyu,sözcü,karar

Okumaya devam et “8 Ağustos Gazetelerin Manşetleri”

İç güvenlik paketine hayır!

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi

Kamuoyunda “İç Güvenlik Paketi” olarak bilinen yasa tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylanmayı bekliyor. Tasarı yasalaşırsa keyfi gözaltı, polisin ateşli silahları ölçüsüz kullanımı ve siyasi kovuşturmalarda artış yaşanması ihtimali de dahil insan haklarını tehdit eden birçok değişikliğe sebep olacak.

“İç Güvenlik Paketi” olarak anılan, Hükümet’in “Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” başlıklı yasa tasarısı, 17 Şubat’ta görüşülmek üzere meclise geldi. Tasarı, 21 ayrı kanun ve kanun hükmünde kararnamede değişikliği öngörüyor. Muhalefetteki siyasi partilerin, insan hakları örgütlerinin, hukukçu derneklerinin ve diğer sivil toplum kuruluşlarının yaygın bir şekilde karşı çıkmasına rağmen, hükümet tasarıyı yasalaştırmada kararlı görünüyor.

Polisin ateşli silah kullanma yetkisinin genişletilmesi, derin kaygı yaratan yasal değişiklikler arasında. Uluslararası Af Örgütü, Türkiye’de yaşam hakkının ihlali de dahil olmak üzere polisin ateşli silahları ölçüsüz kullanarak birçok ihlal gerçekleştirdiğini defalarca belgeledi.

Taslak hükümler ölümcül silahların, ancak polis memurlarının veya başkalarının hayatlarına yönelik ani tehditlere karşı korunmak için tek ve son çare olarak kullanılması gerektiğini belirten ‘Birleşmiş Milletler Kolluk Güçleri Görevlileri Tarafından Kuvvet ve Ateşli Silah Kullanılması Hakkında Temel İlkeler’deki güç kullanımına dair uluslararası insan hakları standartlarıyla ters düşüyor.

Yasa tasarısı ayrıca, polise bireyleri bir savcının kararı olmaksızın gözaltına alma yetkisi veren muğlak hükümler içeriyor. Hükümler, bireysel işlenen suçlar kapsamında 24 saate kadar, şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylar sırasında ve toplu olarak işlenen suçlarda ise 48 saate kadar gözaltına müsaade ediyor.

Diğer hükümler, savcıların bağımsızlığını ve görevlerini usule aykırı müdahaleler olmaksızın yerine getirebilme yükümlülüğünü yıpratıyor. Yasa tasarısı, Hükümet tarafından atanan ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı olan valilere cezai soruşturmalarda ve şüphelilerin bulunmasında polise doğrudan emir verme gücü veriyor.

Yasa tasarısı derhal Meclis’teki görüşmelerden geri çekilmelidir. Böylesi geniş kapsamlı güvenlik önlemlerini yasalaştırmadan önce kamuoyu görüşünü almak amacıyla anlamlı müzakerelerde bulunulmalıdır. Ve gelecekteki güvenlikle ilgili benzer yasa tasarılarının uluslararası insan hakları hukuku ve standartlarıyla tam uyum halinde olacağı güvence altına alınmalıdır.

Uluslararası Af Örgütü

metni imzalamak için tıklayınız

Hayatım da Ne Var Ne Yok!

Tokmaklı vekil hayatında neler olduğunu anlatmış ama bazı şeyleri eksik bırakmış, örneğin milletin bir vekiline saldırdığın için hayatında ŞEREF YOK, AHLAK YOK, NAMUS YOK,

hayatında “olan” şeyleri de eksik bırakmışsın örneğin milletin vekiline tokmakla saldırıp bir de kendini haklı çıkarmaya çalıştığın için hayatında İKİYÜZLÜLÜK VAR, RİYAKARLIK VAR, SAHTEKARLIK da VAR,

ama hakkını yemiyelim bütün bunları “iyilik“, “güzellik” ve “sevgi” ile birlikte “var etmen” takdire değer

Ayrıca eklemek lazım ki ikinci paragrafta de yazılı olanlar sana oy verip de hâlâ sana “sen nasıl bir adamsın milletin vekiline nasıl vurursun” demeyen, diyemiyen akp li seçmen de de var, senin bu hareketine karşı çıkmayan akp liler de aynen senin gibi ikiyüzlü , riyakar ve sahtekar ne yazık ki!

Tokmaklı vekilden savunma 20150219200144

Evet sana ve senin gibilere gerekli cevabı aşağıda yayınlıyorum, alın hayrını görüneygininbedduaları

İran Kadar Olamadık (!)

Bizde Kemalistler birkaç yıl önce “Cumhuriyet” adı altında “darbe mitingleri” yaparken en önemli dayanaklarından birisi de “İran gibi olacağız” korkuları idi, şimdi aşağıdaki haberi okuyunca keşke dedim olsa imişiz, biz de hırsızlar, “bakara makaracılar” Meclis tarafından aklanırken el konulan paralar faizi ile iade edilirken, onlar hiç değilse hesap soruyorlar haksız paraları geri alıyorlar.

Yani aslına bakarsanız hırsızları yakalama, adalete teslim etme konusunda bir İran kadar bile olamadık…

zarrab

 

haberin tamamını okumak için tıklayınız

Çalıyorlar ama Kapatıyorlar

Dört Eski BakanKomisyon toplantısında eski bakanların yüce divana gitmesine gerek olmadığına karar vermişler, bunda şaşılacak bir şey yok, millet bunlara “çalıyorlar ama çalışıyorlar” diye oy vermedimi? Şimdi yaptıkları bunun devamını getirmek;

Çalıyorlar ama Kapatıyorlar.

Söke OSB nereye yapılmalı? veya Söke Belediyesi “Patronlara Kıyak Yapmaya” Devam Edecek mi?

http://www.egenazhaber.com/soke-belediyesinden-patronlara-kiyak.html
Bu iddialar bana ait değil, 2012 yılında Söke Belediyesinde Meclis Üyeliği yapan MHP’lilere ait, şu günlerde Söke Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili haberler yeniden gündemde bu vesile ile kısa bir hatırlatma yapayım:

Yolsuzlukları Ortaya Çıkarırken Nelere Dikkat Etmeli (!)

Yolsuzluk operasyonları hakkında ilkkez konuşan başbakanın ağzından cemaate savaş ilanı çıktı.Devlet içinde devlet diyerek cemaati suçlayan başbakan bu yapının temizleneceğini söyledi.

Güzel yiyin birbirinizi ama bir kaç noktaya dikkat edin lütfen:

1.hergün bir yolsuzluk ortaya çıkması insanın ister istemez sinirlerini bozuyor, yolsuzlukları ilan etme işini lütfen haftada bir yapın bizde sindire sindire izleyelim

2.yolsuzluk açıklamalarını mümkünse cuma beşten sonra yapın mübarek birgün de hırsızları açıkladığınız için iki kere sevaba girersiniz, hemde borsa kapanmış olur dürüst insanlar zarara uğramazlar.

3.mümkünse çaldığınız çırptığınız paraları yerine koyun, malum yetim hakkı….

4.dışarıda mihrak aramaktan vazgeçin bildiğiniz gibi bir atasözümüz ne der “her ağacın kurdu kendinden olur”

5.bütün bu yolsuzluklar falan bittikten sonra e bi zahmet istifa edin, hala devam ederseniz biraz ayıp olur yani

AKP ye karşı ne yapalım?

Her akşam sokağa çıkalım, E5’i kapatalım, yakalım, yıkalım vs.
bence en önemli husus önce aklınızı başınıza alın, Ruhi Su’dan drama köprüsünü dinleyin bakın büyük ozan orada ne diyor;

Mezar taşlarını bre hasan koyunmu sandın
Adam öldürmeyi bre hasan oyunmu sandın

evet aklınızı başınıza alın bu işler oyun değil, anladık gençsiniz evde oturmaktan sıkılıyor olabilirsiniz, haksızlığı karşı gelmek için yıllardır aradığınız ortamı bulmuş olabilirsiniz ama öyle zırt pırt sokaklara çıkılmaz, haydi toplanın diyen herkesin toplantısına koşarak gidilmez, sokaklar tehlikelidir, çağıranlar belki başka niyetlidir,  daha fazla insan ölmeden oturup ne yapılması gerektiğini adam akıllı konuşun ondan sonra karar verdiklerinizi yapın, yanınızdayım.

şiirin tamamını okuyun:

Drama köprüsü bre hasan dardır geçilmez
Soğuktur suları hasan bir tas içilmez
Anadan geçilir bre hasan yardan geçilmez
At martini de bre hasan dağlar inlesin
Drama mahpusunda bre hasan dostlar dinlesin

Mezar taşlarını bre hasan koyunmu sandın
Adam öldürmeyi bre hasan oyunmu sandın
Drama mahpusunu bre hasan evinmi sandın
At martini de bre hasan dağlar inlesin
Drama mahpusunda bre hasan dostlar dinlesin

http://www.youtube.com/watch?v=1zY3W2AicsM

Dışarıdan Bakan

Başbakan Erdoğan bugünkü AKP grup konuşmasında, dışarıdan bakan ataması ile ilgili olarak Devlet Bahçeli’nin

“Elbette Meclis dışından hükümete giren yeni Bakan’ın akademik kimliğine ve uzmanlığına saygı duyuyoruz. Ancak hükümete milletvekili olmayan birisinin atanmasının, Başbakan’ın Cumhurbaşkanlığı sürecinde göstermiş olduğu milli egemenlik vurgusuyla ve Cumhurbaşkanı’nın Meclis içinden seçilme yönündeki ısrarıyla çeliştiğini ifade etmek isterim.”

dediği sözlere cevap verdi.

aynen şunları söyledi:

“Kabineye dışarıdan bakan almayı egemenlik ilkeleri aykırı bulan” Sayın Devlet Bahçeli, önce bir aynaya bakacaksın. Kendi koalisyonunda ülkeyi batırırken(abç), Derviş’i dışardan aldınız.”

şimdi bu hakikaten ilginç bir söylem,  yani insana sormazlar mı?

Sayın başbakan sen de mi ülkeyi batırıyorsun da onun için mi dışarıdan bakan aldın diye?